26 Kasım 2016 Cumartesi

Sonbahar notları

Farklı bir isimle yazıyorum bu sefer. Ne zamandır bir isim arayışındaydım ve sanırım buldum. Turuncu Rüyalar Güzeli. Daha samimi sanki, ne dersiniz?  

En son kış notları yazımı yazmışım. Taa şubat ayında. Evet evet yanlış duymadınız dokuz ay önce şubat ayında. Her ne kadar ilkbahar ve yaz notları arada kaynamış olsa da ben çaktırmadan sonbahar notlarından devam ediyorum efendim.

Bir önceki yazımda kitaplardan bahsetmemiştim. Çünkü o dönem kitap okuyamıyordum hiç. Aslında hala okuyorum diyemem fakat size iki kitaptan bahsetmek istiyorum.

Uçurtma Avcısı. Kitap, Afganistan'da yaşanan savaş ve göç üzerine kurgulanmış. O dönemde daha küçük bir çocuk olan Emir ve Emir ile aynı evde yaşayan, aynı sütanneyi paylaşan Hasan'ın hikayesi. Emir ünlü bir iş adamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir de böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Ama Hasan'ın hatırası peşini bırakmaz. Kitabın konusundan biraz bahsettikten sonra şunu söylemeliyim ki eğer duygusal biriyseniz bu kitabı okurken zaman zaman gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. O çocukların yaşadıkları, kahramanların hikayeleri, o dönemdeki tarihi olaylar o kadar güzel anlatılmış ki kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.

İkinci kitap da Kafamda Bir Tuhaflık. Bu kitabı henüz bitirmedim ama okuduğum kadarıyla sürükleyici ve doğal bir hikaye. Okuması zevk veriyor. İçeriğine gelecek olursak kitap, ana kahramanı bir boza ve yoğurt satıcısı olan Mevlut Karataş'ın bir düğünde görüp aşık olduğu kadına yıllarca mektup yazdıktan sonra yanlış kızı kaçırmasını ve onunla İstanbul'da sürdüğü yaşamı konu alıyor. Dediğim gibi hala okuyorum ama tahminimce kısa sürede biter.

İçerde'yi izleyeniniz var mıı? Başrolünde Çağatay Ulusoy'un olmasını geçtim onun dışında gerçekten şu ana kadar izlediğim en iyi Türk dizisi. Her bölüm illaki sizi ters köşeye yatıran senaryosuna diyecek laf yok. Oyunculuklar mükemmel ki zaten Çetin Tekindor'un yer aldığı bir proje demem yeterli olacaktır. Yani demem o ki hemen bir bölüm açın ve izleyin.

Ekim ayında İkimizin Yerine filmini izlemeye gitmiştim. Beklediğimden çok daha iyi bir filmdi. Öncelikle Serenay Sarıkaya'nın liseli hallerini izlemek çok keyifliydi ve Nejat İşler'le çok yakışmışlardı. Ben fragmanını izlemeden gittiğim için filmin sonunda şaşırmıştım ama arkadaşım fragmanını izleyip de geldiği için tahmin etmiş böyle bir şey olacağını. Aslında sonu biraz havada kaldı gibi ben ikincisi çıkar diyorum. Bakalım göreceğiz.

Geçen aylarda tesadüfen Jeff Buckley'nin bir şarkısına denk gelmiştim. Daha sonra sesi çok hoşuma gitmeye başladı. En sonunda kim bu adam deyip araştırmıştım biraz. Hatta James Franco'ya olan benzerliği beni çok şaşırtmıştı. 1997 yılında daha 30 yaşındayken bir nehirde boğulup öldüğü söyleniyor. Babası Tim Buckley de çok iyi bir sanatçıymış. Hatta Tim Buckley'ni konu alan bir film bile varmış. Hemen gidip izledim. Filmin adı Greetings From Tim Buckley. Konusundan bahsedecek olursak Jeff Buckley , babası Tim Buckley'nin anısına düzenlenilecek olan kilisedeki meşhur anma konseri için sahneye çıkmayı kabul eder. Bu performans için hazırlandığı süreç boyunca geçmişe duyduğu öfke, sitem, sevgi ve özlem duygularını gözden geçirme fırsatı bulur. Açıkçası öyle çok çok beğendim diyemem ama boş vakitte izlenebilecek keyif veren güzel bir film.

Biraz da kullandığım ürünlerden bahsetmek istiyorum. İlk olarak Nivea'nın pure&natural temizleme sütünü çok beğendim. Hem makyajımı çok iyi bir şekilde temizliyor hem de yüzümü iyice temizledikten sonra nemlendirici şeklinde sürdüğümde cildimi yumuşacık yapıyor. Ayrıca cildim yağlı olmasına karşı rahatsız olmadan kullandığım bir ürün.

Neutrogena'nın sivilce temizleyici jeli gerçekten güzel bir jel. İyi köpürmesi zaten beni oldukça tatmin ediyor. Onun dışında yüzümü yıkadıktan sonra cildimde asla kuru bir his bırakmıyor. Bitirir bitirmez tekrar almayı düşünüyorum.

Geçen günlerde Toni&Guy'ın kuru şampuanını satın aldım. Denemeye bugün fırsatım oldu ve çok hoşuma gitti. Diğer şeker şeker kokan kuru şampuanların aksine çok temiz bir kokusu var. Ayrıca saçınızda beyaz beyaz da kalmıyor. Güzel bir hacim veriyor. Eğer ince telli ve çabuk yağlanan saçlara sahipseniz kesinlikle öneririm.

W7 markasını bilen var mı? Yurt dışında oldukça yaygın bir markaymış ama Türkiye'ye yeni gelmiş diye biliyorum. Ben de brow parlour kaş farı paletindeki renkleri çok beğendim ve satın aldım. Ben kaş için değil de göz farı olarak kullanıyorum. Çok beğendiğim bir ürün. İçinde küçük bir cımbız, küçük bir kaş fırçası ve 4 farklı ürün bulunuyor. Aydınlatıcısı bile var. Çok tatlı bir ürün ve fiyatı da çok uygundu. Bir bakın derim.

Son olarak da Pastel'in 142 numaralı lila rengindeki ojesine bayıldım. Bir arkadaşım doğum günümde hediye etmişti ve o günden beri çok beğenerek sürüyorum, çok güzel bir rengi var gerçekten.

Evet sanırım bahsedeceklerim bu kadar. Şu an baktım da baya da uzun olmuş sanki ama hepsini anlatmak istedim umarım hoşunuza gitmiştir. Bu arada sonbaharda dinlediğim şarkılara da spotify hesabımdan bakabilirsiniz. Görüşmek üzeree ♡

28 Şubat 2016 Pazar

Kış notları

Bugün kış bitmeden,  bu üç ay boyunca neler izledim, neler dinledim, neler yaptım şöyle bir özet geçmek istedim.
Kış bitmedi değil mi? İlkbahara girdik sanki ama olsun sonuçta aylardan şubat.

Ayrıca bu yazıyla bu ay hiç yazı yazmamış olmamı da telafi etmeye çalışacağım. Okulların açılmış olmasına şey yapalım onu. Mazur görelim.

Kış, bana hep -sanırsam yılbaşının bu mevsime denk gelmesinden dolayı- yenilik, umut, ilham gibi kelimeleri çağrıştırmıştır. O nedenle seviyorum bu mevsimi.

Aralık ayı benim için sınavlardan ibaret olsa da sömestr tatilinde bol bol boş vaktim oldu.
Öncelikle nihayet Supernatural'ı bitirdim. Aylardan beri 11 sezonu bitirmeye çalışan ben, artık sadece perşembe günleri yeni bölüm çıkınca izliyorum.
Brooklyn Nine-Nine'ı da geçen gün bitirdim. Şu anlık bu iki diziyi takip ediyorum. Arkadaşımın tavsiyesiyle bir de Gossip Girl'e başlamayı düşünüyorum.

26 Aralık'ta Delibal, 22 Ocak'ta da Kardeşim Benim filmlerini izlemeye sinemaya gittim. Zaten Delibal'dan ayrı bir yazıda bahsedeceğim. Çağatay Ulusoy'un oynaması bir yana her açıdan mükemmel bir filmdi bana göre. Ay şimdi aklıma geldi de internete düştü mü o ya düşmüştür değil mi?

Aslında bu üç ay boyunca birçok film izledim ama favorim Türkçe'ye Şimdi ya da Asla diye çevrilen The Bucket List. Konusuna bir bakıp izleyin derim. Filmin sonu çok hüzünlüydü. Zaten neredeyse bütün film boyunca ağlamıştım sonunu da gördükten sonra kendimi hala ağlarken buldum. Garip olan film biteli yarım saat olmuştu. Bana bakmayın siz duygusallıkta üstüme yoktur. Ama gerçekten çok güzel bir filmdi.

Üç ay boyunca dinlediğim müziklerden de Something BigIn The NightWorkHymn For The WeekendMutlu Sonsuz favorilerim. Dinlemelisiniz!

Unutmadan bir de youtuberlardan bahsedeceğim. Gerçi bunun için de ayrı bir yazı yazacağım ama yeni izlemeye başlayıp da çok sevdiklerimi söylemeden edemeyeceğim. Di DAşkım İrem AktulgaGizem Güven & Merve FilizAspyn + Parkerİlayda ÖzkökKalel. Gerçekten çok güzel kanallar bir göz atmanızı öneririm.

Kitaplardan hiç bahsetmediğimi fark ettiniz mi? Evet maalesef bu aralar hiç kitap okuyamadım. Daha doğrusu okumadım. Her zaman okumayı izlemeye tercih eden biri olsam da sanırım izlemek daha basit geliyor artık. Ama Aralık ayında her yerde görünce arkadaşımdan isteyip Küçük Prens'i okuduğumu hatırlıyorum. Çok güzel bir kitaptı. Sonunda çok duygulanmıştım. Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Bu mevsimi de geride bıraktık umarım ilkbahar hepimize renk getirir. Kendinize iyi bakın!

31 Ocak 2016 Pazar

Bu sayfaları keşfetmelisiniz!

Selaam!

Son iki gündür oturdum bilgisayarın başına o siteden bu siteye girip duruyorum.
Çok güzel bloglar, youtube kanalları, alışveriş siteleri falan keşfettim. Son olarak da bloga yazı koyup kapatayım bilgisayarı dedim. (Her ne kadar kapatmayacağımı bilsem de.)

Öylesine yazmaya başladım, aslında müziklerden ya da filmlerden falan bahsedecektim ama şimdi düşündüm de genel olarak hoşuma giden işe yarayacak sitelerden bazılarını paylaşmak da fena fikir değilmiş. Evet evet öyle yapacağım.

Belki çoğunuz biliyorsunuzdur bu siteleri ama belki bilmeyenler de vardır. Başlıyorum :

Clique - İkinci el ürünlerin satıldığı bir site. Normalde çok pahalı olan eşyaları bu sitede çok daha uyguna bulabiliyorsunuz. Hatta kendi mağazanızı oluşturup dolabınızdaki giymediğiniz kıyafetleri satışa çıkarıp kar bile elde edebilirsiniz.

eBay - Bu siteyi bilmeyen yoktur herhalde. Hemen hemen her çeşit eşyayı bulabileceğiniz, çok tercih edilen güzel bir site. Fakat yurt dışında olduğu için aldığınız ürün/ürünlerin 150 € altında olmasına dikkat etmelisiniz.

Wholesalebuying - Çin'de bir alışveriş sitesi. Sitede fiyatlar çok uygun fakat kargo fiyatları birazcık yüksek. Ama yine de kalite bakımından tercih edilebilecek bir site.

Cndirect - Yine Çin'den fiyatları çok uygun olan bir alışveriş sitesi. Ayrıca kargo süresinin de kısa olduğunu duymuştum.

Futureme.org - Gelecekte kendinize mail atabileceğiniz gerçekten hem çok kullanışlı hem de çok basit tasarlanmış bir site. Ben şu ana kadar hiç kullanmadım ama bir gün oturup gelecekteki kendime şöyle birkaç bir şey demek isterim tabi.

Bikutumutluluk - Bu site cidden muhteşem. Her ay farklı bir konseptte tasarlanan sürpriz kutular sizi bekliyor. Ayrıca kutu dışında çok güzel tasarlanmış ürünler de mevcut. Çok güzel düşünülmüş, benim çok beğendiğim bir site.

Kawaiibox - Bikutumutluluk sitesinin yabancı versiyonu diyebiliriz. Bu siteden de yine sürpriz kutular sipariş edebiliyorsunuz. Asya'dan geldiği için kutunun içerisinde çok tatlı, çok şeker eşyalar bulunuyor.

Woohoobox - Yine sürpriz kutu sipariş edebileceğiniz bir site. Yerli bir site olmasına rağmen içerik açısından kawaiibox'a daha çok benziyor. İçerisinde Japon,Kore tarzı şirin ürünler bulunuyor.

Hediyerengi - Eğer birine hediye alacaksanız mutlaka bu siteye bir göz atın derim. Ürünleri hem güzel hem de uygun fiyatlı.

Sosyopix - Fotoğraflarınızı size özel hazırlanmış farklı temalarda ürünlere dönüştüren güzel bir site.

Namaste- Çok hoş aksesuarları uygun fiyatta bulabileceğiniz bir alışveriş sitesi. Özellikle bileklikleri gerçekten güzel.

Bunlar çok önceden beri sevdiğim siteler. Aslında yazı daha fazla uzamasın istedim ama eğer isterseniz diğer hoşuma giden siteleri de paylaşabilirim. Ya da takip ettiğim ve hoşuma giden youtube kanallarından da bahsedebilirim.

Ayrıca böyle güzel siteler biliyorsanız ve yorum olarak paylaşırsanız çok sevinirim!

Kendinize iyi bakıın!

26 Ocak 2016 Salı

30 'dan önce 30


Bu aralar geleceğe takıntılıyım sanırım. Sürekli planlar,programlar falan. Yine duramadım ve kendime bir liste yaptım. Aslında yapmadım yani uzun zaman önce yapmıştım bu listeyi ama öylece taslaklarda duruyordu. Ve ben biraz önce bu listede birkaç değişiklik yapıp yazıya geçirdim. 

30 before 30 listesi yani 30 yaşıma gelmeden önce yapmak istediğim 30 maddenin yer aldığı bir liste. 

Bu listedeki hayalleri gerçekleştirdikçe üstünü çizeceğim ve o gerçekleştirdiğim hayal ile ilgili bir yazı yazacağım. O nedenle şu andan itibaren blogumda "Üstü çizililer" adlı bir seri başlatıyorum. 

Umarım en kısa sürede 30 maddenin de üstü çizili olur.

  • Üniversiteden mezun olmak.
  • 30 before 30 listesi hazırlamak.
  • En az bir tane extreme spor denemek.
  • Teleskopla gökyüzünü seyretmek.
  • Bir mektup yazıp şişeyle denize bırakmak.
  • Dilek balonu uçurmak.
  • Bir koleksiyona sahip olmak.
  • Holi festivaline katılmak.
  • Yeni yıla farklı bir ülkede girmek.
  • Blogger olmak.
  • Dünya'nın yedi harikasından birini görmek.
  • Ehliyet almak.
  • Bir yardım kuruluşunu ziyaret etmek.
  • Kamp yapmak.
  • Çağatay Ulusoy ve Aamir Khan'ı görebilmek.
  • Graffiti yapmak.
  • Galata Kulesi'nden manzarayı izlemek.
  • Farklı bir tat denemek.
  • Rastgele bir adrese mektup yollamak.
  • Güneş'in doğuşunu ve batışını izlemek.
  • Profesyonel bir fotoğraf makinesine sahip olmak.
  • "O" kişiyi bulmak.
  • Şirin bir köpek sahibi olmak.
  • Buz pateni yapmak.
  • Son 50 yılda Oscar almış filmleri izlemek.
  • İngilizce dışında bir dil öğrenmek.
  • Business Class'ta uçmak.
  • Düş kapanı satın almak.
  • Bir fıskiyenin altında sırılsıklam ıslanmak.
  • Kendi evime çıkmak.

9 Ocak 2016 Cumartesi

Bir yapılacaklar listesi

Bütün hafta okuyamadığım blogları okuduktan ve izleyemediğim videoları izledikten sonra biraz yazmaya karar verdim. Sabahtan beri bilgisayara kitlenmiş bulunmaktayım. Resmen bu sınavlar yüzünden gündemi geriden takip ediyorum. Neyse ki yetiştim. Bütün işlerimi halledip yazımı da yazıyorum. Oh mis.

Öhöm öhöm yeni yılın ilk yazısı!

Bu yıl içinde yapmak istediklerimden bahsedeceğim biraz. 
Öncelikle bloga düzenli olarak yazı koymak istiyorum. Bence bunu başarabilirim. Yani çok sık yazmaktan bahsetmiyorum. Ya da belirli bir günde yazmaktan da bahsetmiyorum. Zaten zorunlu olarak yazılan bir yazı ne kadar hoş olabilir ki? 
Ben sadece, bloga ayda en az üç yazı koymak istiyorum.

Bir de her mevsimin bitişinde 'Sonbahar notları', 'Kış notları', 'İlkbahar notları' ve 'Yaz notları' başlıkları altında yazılar yayınlamak istiyorum.

Bir ara blogun temasına da el atsam fena olmayacak ama bu herhalde yaza kalır. Malum okuldan falan pek fırsat kalmıyor. 

Biraz da kendimle alakalı isteklerimden bahsedeyim. Şu an için bu sene yapmayı en çok istediğim şey okulun düzenlediği İstanbul gezisine gitmek. Bir an önce yapılsın şu gezi artık. Nisan'ı, Mayıs'ı beklemek gerçekten çok zor. 

Karar verdim bu yıl para biriktireceğim. Özellikle Aslı Afşaroğlu'nun yazısını okuduktan sonra artık tutumsuzluğumu bir kenara bırakmaya karar verdim. Bu bir yıllık plan çok işime yarayacak. 

Bu sitede bir kitap listesi oluşturmak ve bu kitapları bu sene içerisinde okumak istiyorum. Geçtiğimiz yıl pek de fazla kitap okuduğum söylenemez hatta neredeyse hiç okumadım diyebilirim. O nedenle bu sene kitaplara yoğunlaşmak istiyorum.

Şu an 9. sezonunda olduğum Supernatural'ı bitirmeyi o kadar çok istiyorum ki. Sırf yeni sezonuna yetişmek için bir günde ardı ardına 14 bölüm izlediğimi hatırlıyorum ben. Ama iki haftadır falan bir türlü izleyemiyorum. Bu gidişle ben yetişene kadar dizi bitecek de hadi hayırlısı.

Geçen yıldan başlayıp izleyebildiğim kadar Oscar almış filmleri izlemeyi planlıyorum. Bir son 10 yılı falan izlesem yeter bence. Evet bu da yaza kalır gibi geliyor ama bu sene içinde kesinlikle yapacağım.

'Sketchbook' tarzı bir defter tutmayı düşünüyorum. Tamam belki beceremeyebilirim. Çünkü cidden yetenek ve bolca hayal gücü gerekiyor ama yine de bir deneyeceğim.

Ve son olarak da bol bol dergi ve çizgi roman alıp okumak istiyorum. Özellikle çizgi roman okuyacağım bu sene. Çok aşırı bir zevk alıyorum çizgi roman okurken.

Evet sanırım şimdilik bu kadar. Ama aklıma geldikçe ekleyeceğim. Yazdıklarımın hepsini bu sene içerisinde yapacağım. Kafaya koydum.

Hadi ben gittiim hoşça kalın!