28 Şubat 2016 Pazar

Kış notları

Bugün kış bitmeden,  bu üç ay boyunca neler izledim, neler dinledim, neler yaptım şöyle bir özet geçmek istedim.
Kış bitmedi değil mi? İlkbahara girdik sanki ama olsun sonuçta aylardan şubat.

Ayrıca bu yazıyla bu ay hiç yazı yazmamış olmamı da telafi etmeye çalışacağım. Okulların açılmış olmasına şey yapalım onu. Mazur görelim.

Kış, bana hep -sanırsam yılbaşının bu mevsime denk gelmesinden dolayı- yenilik, umut, ilham gibi kelimeleri çağrıştırmıştır. O nedenle seviyorum bu mevsimi.

Aralık ayı benim için sınavlardan ibaret olsa da sömestr tatilinde bol bol boş vaktim oldu.
Öncelikle nihayet Supernatural'ı bitirdim. Aylardan beri 11 sezonu bitirmeye çalışan ben, artık sadece perşembe günleri yeni bölüm çıkınca izliyorum.
Brooklyn Nine-Nine'ı da geçen gün bitirdim. Şu anlık bu iki diziyi takip ediyorum. Arkadaşımın tavsiyesiyle bir de Gossip Girl'e başlamayı düşünüyorum.

26 Aralık'ta Delibal, 22 Ocak'ta da Kardeşim Benim filmlerini izlemeye sinemaya gittim. Zaten Delibal'dan ayrı bir yazıda bahsedeceğim. Çağatay Ulusoy'un oynaması bir yana her açıdan mükemmel bir filmdi bana göre. Ay şimdi aklıma geldi de internete düştü mü o ya düşmüştür değil mi?

Aslında bu üç ay boyunca birçok film izledim ama favorim Türkçe'ye Şimdi ya da Asla diye çevrilen The Bucket List. Konusuna bir bakıp izleyin derim. Filmin sonu çok hüzünlüydü. Zaten neredeyse bütün film boyunca ağlamıştım sonunu da gördükten sonra kendimi hala ağlarken buldum. Garip olan film biteli yarım saat olmuştu. Bana bakmayın siz duygusallıkta üstüme yoktur. Ama gerçekten çok güzel bir filmdi.

Üç ay boyunca dinlediğim müziklerden de Something BigIn The NightWorkHymn For The WeekendMutlu Sonsuz favorilerim. Dinlemelisiniz!

Unutmadan bir de youtuberlardan bahsedeceğim. Gerçi bunun için de ayrı bir yazı yazacağım ama yeni izlemeye başlayıp da çok sevdiklerimi söylemeden edemeyeceğim. Di DAşkım İrem AktulgaGizem Güven & Merve FilizAspyn + Parkerİlayda ÖzkökKalel. Gerçekten çok güzel kanallar bir göz atmanızı öneririm.

Kitaplardan hiç bahsetmediğimi fark ettiniz mi? Evet maalesef bu aralar hiç kitap okuyamadım. Daha doğrusu okumadım. Her zaman okumayı izlemeye tercih eden biri olsam da sanırım izlemek daha basit geliyor artık. Ama Aralık ayında her yerde görünce arkadaşımdan isteyip Küçük Prens'i okuduğumu hatırlıyorum. Çok güzel bir kitaptı. Sonunda çok duygulanmıştım. Herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Bu mevsimi de geride bıraktık umarım ilkbahar hepimize renk getirir. Kendinize iyi bakın!